|
HAMİLELİK VE BELİRTİLERİ
Çoğu kadının hamileliğinin ilk bulgusu görülmeyen adet kanamasıdır. Fakat her kadın düzenli bir adete sahip olmayabilir. Adet kanamaları hastalıklar, mevsimsel değişiklikler, stresten etkilendiği için diğer belirti ve bulgularında görülmesi gerekir. En sık gözlenen belirtiler; ağrılı göğüsler, yorgunluk hissi, mide bulantısı, diğer mide şikayetleri, sık sık idrara çıkma isteği ve karında şişkinlik hissidir.
Bazı hamilelik belirtileri hamile olma olasılığınızın bulunduğunu, bazıları ise bu olasılığın yüksek olduğunu akla getirir. Hiçbir erken belirti gebeliğin kesin işareti değildir. Aslında hamileliği kesin kanıtlayan ilk belirti bebeğinizin kalp atışlarıdır ki bu da duyarlı Dopler ultrason ile yaklaşık 10-12'' inci haftalar arasında duyulabilir.
HAMİLE OLABİLECEĞİNİZİ DÜŞÜNDÜREN İŞARETLER
BELİRTİ ORTAYA ÇIKTIĞI ZAMAN
Adet kesilmesi Tüm hamileliklerde
Sabah bulantıları Hamile kaldıktan 2-8 hafta sonra
Sık idrara çıkma Genellikle hamile kaldıktan
6-8 hafta sonra
Sızlayan,ağrıyan,şiş göğüsler Hamile kaldıktan sonraki birkaç gün içinde
Meme ucu çevresinin koyulaşması ve meme ucu çevresindeki küçük bezlerin kabarması Hamileliğin ilk üç ayı içinde
Önce göğüslerde sonra karında deri altında pembe mavi çizgiler Hamileliğin ilk üç ayında
Yiyeceklere aşırı istek duyma Hamileliğin ilk üç ayı içinde
HAMİLE OLACAĞINIZA İLİŞKİN KUVVETLİ İŞARETLER
BELİRTİ ORTAYA ÇIKTIĞI ZAMAN
Rahim ve rahim ağzının yumuşaması Döllenmeden 2-8 hafta sonra Adet kanamasının gecikmesi
Rahmin ve karnın genişlemesi
Aralıklı ve ağrısız kasılmalar Hamileliğin başında başlar, hamilelik ilerledikçe sıklığı artar
Bebeğin hareketleri İlk olarak hamileliğin
16-22. Haftasında fark
edilir.
KESİN HAMİLELİK BELİRTİLERİ
BELİRTİ ORTAYA ÇIKTIĞI ZAMAN
Ultrasonda bebeğin görülmesi Döllenmeden sonraki 46. Haftada
Bebek kalp atışı 10-20. haftada
Karında hissedilen bebek hareketi 16. haftadan sonra
YUMURTALIK KİSTLERİ
Yumurtalık kistleri, yumurtalıklarda yerleşmiş içi sıvı dolu keselerdir. Normalde kadınlarda iki tane yumurtalık bulunmaktadır. Bunlar yumurta üreten ve bunları salan organlardır. Ayrıca estrojen ve progesteron gibi kadınlık hormonlarını da salgılamaktadırlar.
Yumurtalık kistleri çok sık görülmekte olup genellikle iki çeşittir; fonksiyonel ve anormal. Fonksiyonel kistler, yumurtalığın normal fonksiyonu icabı gelişirler. Genelde anormal kistlerden daha ufak olup tedaviye gerek kalmaksızın kendiliğinden giderler.
OLUŞMA ŞEKİLLERİ:
En sık görülen fonksiyonel kistler foliküler ve korpus luteum kistleridir.
Foliküler kist, yumurtayı büyüten folikülün büyümesi ve içersinin sıvı toplaması ile oluşur.
Korpus luteum kisti, folikülden yumurta atıldıktan sonra oluşur. Hamilelik oluşmazsa korpus luteum kaybolur. Ancak, bazen bu yapı büyüme gösterir ve içerisinde sıvı veya kan dolu olarak yumurtalıkta yer alır. En sık anormal kistler dermoid kistlerdir. Bu kistler yapıları itibarıyla deriye benzemekte, bazen içlerinde kemik, kıl ve kıkırdak parçaları bulunabilmektedir.
BELİRTİLER:
Yumurtalık kistleri genelde belirti vermezler. Verdiklerinde şunlar olabilir:
Karın ağrısı ve hazımsızlık,
Cinsel ilişki sırasında ağrı,
Adet düzensizlikleri; örneğin adet görememe, aşırı veya ağrılı olması,
Karın alt boşluğunda sert, ağrısız şişkinlik hissedilebilir.
Karın veya pelviste baskı veya bir dolgunluk hissi olabilir.
Barsak ve mesane düzeni bozulabilir.
Yüzde ve vücutta kıllanmada artış izlenebilir.
TANI:
Yumurtalık kistlerinde aşağıda bahsedilen test ve muayene yöntemleri ile tanı konmaktadır:
Tıbbi hikaye
Fizik muayene
Ultrasonografik inceleme
Abdominal komputerize tomografi (CT)
Magnetik resonans incelemesi (MRI)
İdrar yolları filmi Yumurtalık kistlerine bazen tanı koymak zor olabilmektedir. Muayeneyi yapan doktorun hissettiği kitlenin yumurtalığa bası yapan bir komşu organ, örneğin dolu bir barsak, mesane olabileceği akılda tutulmalıdır. Bu durumda ultrasonografi hem kistin varlığını hem de büyüklüğünü göstermesi açısından oldukça faydalıdır. Anormal kistler genellikle 5 cm.'nin üzerindedir.
TEDAVİ:
Fonksiyonel kistler çok sık görülmekte olup nadiren tedavi gerektirirler. Doğum kontrol hapının uygulanması faydalı olabilir. Tedavisiz de birkaç ayda kendiliğinden kaybolabilirler. Bazen kaybolmayan fonksiyonel kistleri boşaltmak gerekebilir.
5 cm.'den daha büyük, kendiliğinden kaybolmayan kistler genellikle cerrahi olarak alınması gerekmektedir. Daha küçük anormal kistler de ameliyatla çıkartılmalıdır. Genelde kistler yumurtalık alınmadan çıkartılabilmektedir. Ancak bazı durumlarda, yumurtalığın tümü, beraberindeki tüp ile beraber çıkartılması gerekebilir. İki adet yumurtalık ve iki adet tüp olduğu için bunlardan birinin alınması durumunda yine de kendiliğinden hamile kalma şansınız bulunmaktadır.
Bazı kistler tekrar oluşabilir, bazen kanser şeklinde olabilir. Bu nedenle, eğer menopozda iseniz veya çocuk yapmayı düşünmüyorsanız hepsinin alınması daha akılcı olabilir.
Genellikle aşağıdaki ameliyatlardan bir tanesi yapılmaktadır:
Laparoskopi: Karın gazla doldurulmakta, göbeğin hemen altından kesi yapılarak laparoskop (ışıklı ince bir boru) karın içersine sokulur. Bu laparoskop yardımıyla cerrah, kistin olup olmadığını kontrol eder. Doktorunuz ayrıca bir enjektörle sıvı örneği de alabilir. Bu örnek laboratuvara inceleme için gönderilir. Sonuca göre doktorunuz laparotomi ameliyatına geçebilir.
Laparotomi: Karına kesi yapılarak doktorunuz kisti çıkartabilir. Bu, daha sonra laboratuvara inceleme için gönderilir. Kistlerin % 95' i kanser değildir.
Bir çok yumurtalık kisti belirti vermemekte ve ancak yıllık rutin muayenede fark edilmektedir. Dolayısıyla rutin muayeneleriniz çok önemli olmaktadır ve erken tedaviye olanak sağlamaktadır. Örneğin; kistin patlaması durumu oldukça ağrılı ve tehlikeli bir durumdur.
Yumurtalık kistini engellemek için ne yapılabilir?
Yumurtalık kistlerinin nedeni bilinmediği için en önemli faktör olan korunma için;
Eğer bir belirti fark ettiyseniz hemen doktorunuza görünmeniz
Doktorunuzun söyleyeceği sıklıkta jinekolojik muayene ve pap smear testi yaptırmanız gerekmektedir.
|
|
|
|
|
ENDOMETRİOZİS
Rahimin içini döşeyen kısma endometrium adı verilir. Bazı kadınlarda endometrium rahim harici yerlerde bulunabilir ve bu durum endometriozis adını alır. Bu yapı en sık pelvik organlar (yumurtalıklar, rahim üzeri, tüpler) üzerinde lokalize olur. Daha az sıklıkla barsaklar, mesane ve rektum üzerine yerleşebilir.
Rahim dışına yerleşmiş endometrial dokular aynı normal endometrium gibi yumurtalıklardan salgılanan hormonlara cevap verir. Fakat rahim içi gibi dışarıya açıklık olmadığı için adet sırasında bu dokulardan olan kanama dışarı akamaz çevre dokularda, kist, yapışıklık ve skar dokularına neden olur.
OLUŞUMU:
Bazı kadınlarda neden endometriozis geliştiği bilinmemektedir. Bu konuda birçok teori vardır. Bir teoriye göre; bazı bayanlarda adet kanı tüplerden geri akarak yumurtalıklar ve karına ulaşır ve endometrial dokular bu yapılar üzerine yerleşir.
Diğer teori ise; endometrial doku her bayanda rahim içinden karına doğru akar, ancak çoğu kadında immünolojik mekanizma bu yapıların tutunup gelişmesini önler. Endometriozisli kadınlarda bu mekanizmadaki defekt nedeniyle bu dokular yok edilemez.
BELİRTİLERİ:
Bazı endometriozisli kadınlarda hiç şikayet olmaz.
Belirtiler şunlardır:
Anormal veya fazla adet görme
Adet öncesi ağrı
Cinsel ilişki sırasında ağrı
Adetler sırasında, ağrılı barsak hareketleri, ishal, konstipasyon
Adet sırasında idrar yaparken ağrı
Gebe kalamama
TANI:
Öncelikle doktorunuz yakınmalarınızı sorgulayacaktır. Pelvik muayene ile genital organlarla ilişkili kist, nodül veya ağrılı bölgelerin varlığı araştırılacaktır. Genellikle doktorunuz kesin tanı koyabilmek için size laparoskopi önerecektir. Bu operasyon için hastanede kalmanız gerekmez, aynı gün hastaneden çıkabilirsiniz. Göbek deliğinin hemen altına yapılan 1 santimetrelik kesiden laparoskop adı verilen teleskop karın içine sokularak genital organlar ve batın içi yapılar görüntülenir. Böylece endometrial odakların yeri, büyüklükleri ve sayıları saptanır.
TEDAVİ:
Endometriozisin kesin tedavisi yoktur. Zamanla yakınmalarınızın şiddeti artar. Tedavi, şikayetlerin şiddetine, lokalizasyonuna, sizin yaşınıza ve çocuk isteyip istememenize bağlıdır.
Adetler sırasında hafif ağrı olduğu durumlarda aspirin veya parasetamol türevi ağrı kesiciler önerilir.
Tanısal laparoskopi sırasında, laserle endometriotik odaklar veya yumurtalıklar içinde bulunan endometrioma (çikolata kistleri) yakılabilir ve çıkarılabilir.
Doktorunuz, yumurtalıklardan salınan hormonların salınımını baskılamak için size doğum kontrol hapı, progesteron gibi ilaçları en az 6 ay süre ile önerebilir. Bu ilaçlar; endometriotik odaklardan olan kanamayı azaltarak, dokuların iyileşmesini ve kistik yapıların küçülmesini sağlarlar.
Özellikle endometriozisiniz varsa ve gebe kalmak istiyorsanız, bu durumda kullanılan ilaçlar daha pahalıdır ve tedavi sabırlı olmanızı gerektirir.
Hiçbir tedavi şekli, hastalığın % 100 iyileşmesini sağlamaz. Tüm tedaviler şikayetleri rahatlatmaya yöneliktir. Zaman içinde endometriotik odaklar gerileyip, yeniden oluşabilir.
Şikayetlerin fazla olduğu vakalarda ameliyatla endometrial odak içeren organların (tüpler, yumurtalıklar, rahim) çıkarılması gerekebilir.
Yakınmalarımı nasıl azaltabilirim?
Yakınmalarınızın çok dikkatli olarak kaydını bir takvimle tutmalısınız. Doktorunuzun endometriozisten şüphelenmesi durumunda bunlar çok yardımcı olacaktır.
Ağrınızı azaltmak için şunları yapabilirsiniz:
Ilık duş yapın.
Dinlenin.
Rahat giysileri tercih edin.
Lifli gıdaları bol tüketerek kabız kalmayın.
Gevşeme egzersizleri yapın.
Ağrı için doktorunuzun önerdiği analjezikleri alın.
GENİTAL SİĞİLLER
Vulva, vagina ve rahimağzının HPV adı verilen virüs ile hastalanması sonucu ortaya çıkan, deri veya mukoza denilen iç yüzeylerde sert, karnıbahar şeklinde çıkıntılara sebebiyet veren durumdur.Ağrı ve kaşıntı yapabilir. Sıklıkla seksüel yolla bulaşma olur. İleri dönemlerde kanser öncesi durumlar ortaya çıkarması açısından önemlidir.
Sıklıkla 15-25 yaş arasında, vücut direnci zayıf kadınlarda ortaya çıkar. Partner sayısı fazlalığı, kötü hijyenik koşullar, gebelik, şeker hastalığı, beslenme bozukluğu yüksek risk faktörleridir.
Genital siğiller genellikle kabarıklık dışında belirti vermez. Ancak, herhangi bir travma ve tahriş sonrası ağrı ve kanama yapabilir. Kabarmalar milimetrik boyutlardan santimlerle ölçülür boyutlara gelebilir.
Hastalığın tanısı, genellikle jinekoloğun direk görmesi ile olur. Vagina ve rahimağzında kolposkopi adı verilen cihaz kullanılabilir. Ayrıca smear testi yapılarak kanser öncesi bir durum varlığı tespit edilebilir. Bu tür hastalıklarda AİDS testininde yapılması uygun olacaktır.
TEDAVİ:
HPV virüsünün genital bölgeden tamamen yok edilmesi mümkün değildir. Ağrı mevcudiyetinde ve kozmetik açıdan sıkıntı vermesi durumunda lezyonların büyüklüğüne ve yaygınlığına göre tedavi yöntemi belirlenir. Yaygın ve büyük lezyon varlığında lokal veya genel anestezi altında cerrahi ile temizleme oldukça başarı sağlar. Lezyon sayısının az ve küçük olması durumunda bazı kimyasal maddeler, elektrik koter veya dondurma ( krioterapi ) yöntemleri kullanılarak tedavi yoluna gidilir. Tedavi sonrası 1 ay içinde hasta muhakkak tekrar görülmeli ve yeni lezyon varlığı tespit edilmelidir. Hastanın vücut direncini yükseltici tedbirler muhakkak alınmalıdır. Smear testinin önemi vurgulanmalıdır.
|
|
|
|